Ebeveynlikte İyi Niyetler Tehlikeli Yöntemlere Sebep Olabilir

Ebeveynlerin, çocuklarını sağlıklı bir şekilde büyütme isteği herkesçe bilinen bir gerçektir. Ancak bazı aileler, zamanla bu iyi niyetlerinin onları zararlı yollara sürüklediğini göremeyebilirler. Ebeveynlik pratiğinde yapılan hatalar, bazen çocukların gelişiminde istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor.

Bu konuda en büyük tehlikelere işaret eden durumlardan biri de ebeveynlerin aşırı korumacı tutumlarıdır. Birçok anne-baba, çocuklarının herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmasını önlemek adına hemen devreye girmekte; yanlarında kendileri olmadan adım atmalarına olanak tanımamaktadır. Bu durum ise çocuğun kendi sorunlarını çözme kabiliyetini geliştirmesine engel olabilir ve özgüven eksikliğine yol açabilir.

Bir diğer önemli nokta da ebeveynlerin kritik yapma eğilimidir. Hatalar üzerine sermaye kazanmak yerine bunun eleştiriye dönüşmesi, zamanla çocuğun kendine olan inancını zedeleyebilir. Özellikle sürekli olarak “Bunu daha iyi yapmalısın” gibi vurgulara maruz kalan bireylerde motivasyon kaybı görülebilir ve bu durum psikolojik baskıya neden olabilir.

Çocukların hislerini göz ardı etmek de aile içinde sıkça yaşanan başka bir sorun alanıdır. “Bunun için üzülmene gerek yok!” ya da “Neden böyle hissediyorsun ki?” gibi cümlelerle karşılaşan çocuklar, kendi duygularını ifade etme konusunda isteksiz hale gelebilirler. Eşit ölçüde duygusal destek verilmemesi Bağlılık kurma yeteneklerinde ciddi darbelere yol açabilir.

Başka bir kötü alışkanlık ise sürekli kıyaslamalardır. Aile içerisinde sıkça yapılan ‘arkadaşından daha başarılı olmalısın,’ gibi ifadeler gençlerin duygu dünyasını derin bir oranla yaralayabilmektedir; bu yüzden eldeki başarı değil şartlar ön plana çıkmış olur ve sonuçta öz tıbbi yapı sarsılmaya başlar.

Sonuç olarak ebeveynlik sürecinin karmaşık dengeyi gerektirdiği asla gözden kaçırılmamalıdır. İyi niyetle hareket eden aileler, uyguladıkları yöntemlere dikkat etmeli ve iyilik yapıyız derken hedeflerini çok fazla zorlamamalıdırlar. Unutulmamalıdır ki uygun yöntemlerle birlikte bilinçli yaklaşım sergilemek evlatların gelecekteki yaşamlarında pozitif katkılar sağlayacaktır.

Author: Ece Arslan