Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), İran Savaşı’nın yarattığı yüksek enerji ve gübre fiyatlarının yanı sıra ticaret ve turizm üzerindeki olumsuz etkiler ve sıkılaşan finansman koşullarının getirdiği kriz nedeniyle Türkiye ve çevresindeki bölgesel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etme sürecine girdi. Ürdün, Lübnan ve Mısır gibi ülkelerde gelir kaybı riski giderek artarken, Türkiye de bu olumsuz durumdan etkilenmekte.
Güney ve Doğu Akdeniz bölgelerinde tahvil faizleri yükselirken, küresel finansal koşulların kötüleşmesi durumunda sermaye çıkışlarının hızlanabileceği konusunda uyarılar yapılıyor. EBRD, Haziran ayında yayımlayacağı bölgesel ekonomik görünüm raporunda, enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi durumunda yaklaşık 40 ülkeden oluşan bölge için büyüme tahminlerinin 0,4 puan kadar düşebileceğini ifade etti. Banka, daha önce bu yıl için yüzde 3,6, 2027 için ise yüzde 3,7 büyüme öngörmüştü.
Savaşın süresinin ekonomik etkileri üzerindeki belirleyici rolü dikkat çekiyor. ABD ve İsrail’in İran’a gerçekleştirdiği saldırılardan sonra İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla petrol fiyatları hızla yükseldi. EBRD, enerji maliyetlerinin gübre, temel gıda maddeleri fiyatları ve tedarik zinciri sorunları yoluyla büyümeyi olumsuz etkilediğini, bu durumun yükselen enflasyon ve artan bütçe baskılarıyla daha da derinleşeceğini vurguladı. Petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde kalıcı olarak yerleşmesi ve tedarik zincirlerinin bozulması, küresel enflasyonu 1,5 puanın üzerinde artırabilirken, Körfez bölgesindeki petrol arzının kısıtlı kalması durumunda fiyatların 180 dolara kadar yükselme riski bulunuyor.
Lübnan, Ürdün, Irak, Mısır, Ukrayna, Moğolistan, Senegal, Tunus, Moldova, Kenya, Türkiye ve Kuzey Makedonya gibi ülkeler, enerji ve gıda maliyetleri ile çeşitli ekonomik faktörler göz önünde bulundurulduğunda en kırılgan ekonomiler arasında yer almaktadır. Mısır, Fas ve Senegal’in büyük enerji ticaret açıkları ve petrol yoğunluklu ekonomileri de endişe verici bir durum olarak öne çıkıyor. Azerbaycan, Irak, Kazakistan, Moğolistan ve Nijerya’nın petrol ve gaz ticaret fazlasının GSYİH’nın yüzde 11 ila 39’u arasında değiştiği belirtilirken, Irak’taki büyük petrol sahalarında üretimin kısmen durduğu veya azaldığına dikkat çekilmektedir.
EBRD’nin dikkat çeken bir diğer bulgusu ise, petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışın Rusya’ya petrol, doğalgaz ve gübre satışlarından 2025 yılı GSYİH’sının 1,5 puanına eşdeğer ek bir gelir sağladığıdır. Bu durum, Batı’nın Rusya’ya yönelik yaptırımlarını daha da karmaşık hale getiriyor.
Yazar: Mehmet Karaman

